6 Aralık 2014 Cumartesi

kerbela Sünni - Şii bölünmesi

Aşure günü Şii takviminin en kutsal günüydü -Yom Kippur yada Paskalya Yortusu benzeri bir gündü- ve Kerbela adı da 680 yılında , orada, o günde neler olduğunu hatırlatırdı onlara. Kerbela iki Arapça sözcüğün bir araya gelmiş şekliydi: karap tahribat ya da harap olma, bala ise dert, keder ya da felaket aanlamına geliyordu.
 En yakın erkek akrabaları burada öldürüldüğü ve ailesinin kadınları da yakalanıp zincire vuruldugu zaman, Hz. Muhammet'in ölümü üzerinden elli yıl bile geçmemişti. Karliam haberi duyulduğunda, doğuda Hindistan sınırlarından, batıda Cezayir'e kadar, o zamanın tüm Müslümanları şoke oldu ve o zaman sorulan soru on dört yıl sonra sorulacaktı: Bu hale nasıl geldik?
 Sünni-Şii bölünmesinin temeli,  on yedinci yüzyılda Kerbela'da yaşanan olaydır. Çok eski bir İslam hikayesi olarak canlı ve ayrıntılı anlatılan bu olayı Ortadoğu'da bütün Sünniler bilir ve olay bütün Şiilerin kalplerine kazınmıştır. Bu olay hiç unutulmamış, gittikçe büyüyen bir sarmal haline gelmiştl geçmişi,  şimdiki zamanı, inanç ve siyaseti, kişisel kimlikleri ve ulusal kurtuluşu da kapsayan bir yumak olmuştur.
 Şiiler, "Her gün Aşure günüdür ve her yer Kerbela'dır," derler. Ve 4 Mart 2004  günü bu mesaj korkunç bir şekilde tekrarlandı. Kerbela hikayesi sonsuz bir hikayedir.

Kaynak: "Peygamberden sonra" kitabıdır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder